Haberler

Renklerin değişimi

Değişim ve dönüşüm fikrinden her zaman hoşlanmışımdır ki zaten mesleğimin temelleri de insanların hayatlarında, vücutlarında ve hatta ruhlarında değişim ve dönüşüm gerçekleştirmeye dayanıyor. Değişim ve dönüşüm, sürekliliği olan bir olgu. Her an, her saniye, bırakın dünyada ve evrende olanı biteni, vücudunuzdaki her bir hücre değişim ve dönüşüm gerçekleştiriyor. Hücreler sürekli ölüyor, yerine yenileri doğuyor, bağışıklık sisteminiz zararlı bakteri ve hücrelerle boğuşuyor, bazen başarılı oluyor, bazense olamıyor. Dönüşümler sert de olabiliyor, çoğu zaman uzun süreye yayılıp hissedilemiyor bile.

Yine de bir şekilde değişiyoruz, gelişiyoruz ama hiçbir zaman geriye gitmiyoruz. Bana inanın; elbette bir şeylerin kötüye gittiğini hissettiğiniz zamanlar olabilir ama bu, sadece olayların sizin isteğiniz şekilde ilerlemediği anlamına gelir. Peki kendiniz ya da var olan bir durum için olmasını istediğiniz şeyin “doğru” olduğundan emin olabilir misiniz? Söyleyebileceğim tek şey, bunu kesinlikle bilemeyeceğimiz. Hayatınızda hiç yanlış kararlar vermediniz mi? O anda verdiğiniz karardan memnundunuz ve belki de olaylar tam da isteğiniz gibi gelişti. Ama ya kararınızın yanlış olduğunu anladığınızda…

Kısacası meydana gelen hiçbir şey “iyi” veya “kötü” değil. Verdiğiniz yanlış kararların veya kötüye gittiğini düşündüğünüz olayların ardında, elinizde belki de yaşamınızda sahip olabileceğiniz en değerli şey kalıyor. O şey de; deneyim.

Yorum ekle

Yorum yapmak için tıklayın