Haberler

Cennetten bir parça

Bundan 20 yıl önce bana mükemmel tatilin ne olduğunu sorsaydınız, her şey dahil bir paket program olurdu. Gün boyu güneşlenmek, geceleri ise kulüpler ve kokteyller… Bu günlerde ise böyle bir tatil yaparsam eve döndüğümde gidişimden çok daha kötü durumda olurdum. Her ne kadar nadir bulunsalar da ben tatillerimin yenileyici ve canlandırcı olmasını tercih ediyorum.

Ayrıca bunu düşünen sadece ben değilim. Global Wellness Institute’e göre “sağlık turizmi” son iki yılda yüzde 14 artış göstererek en hızlı yükselen seyahat sektörü oldu. “İnsanlar sağlıklı ve fit kalmanın önemini farkettikçe tatilleri de bunu yansıtıyor. Sağlık tesisleri ve spa’larda hiç olmadığı kadar rezervasyon alıyor” diyor Paul Joseph. Araştırmalarına göre insanların yüzde 82’si tatilde aktif kalmak istiyor. “Fitness odaklı bir tatil vücudu sıfırlamak, yeni yaklaşımlar öğrenmek ve evde uygulayabileceğiniz yeni alışkanlıklar edinmek için harika bir şans olabilir” diye de ekliyor. Türkiye’deki Bodrum’da uçaktan indiğimde de aklımda tam olarak bu vardı. Son altı aydır iyileşmesi için uğraştığım koşu sakatlığı sebebiyle hiç formda hissetmiyordum ve motivasyonum yerinde değildi. Şimdi ise güneşlenme ve gittikçe yuvarlak bir hal almaya başlayan masa başı vücuduma aktif olmanın ne kadar iyi olduğunu hatırlatma vaktiydi.

Birçok otelde spor salonu, havuzlar, spa ve hatta dersler bulunuyor. Ancak Bodrum’da olup onlarda olmayan şey Ruben Tabares. Ruben eski bir profesyonel atlet. Şimdi ise ünlüler için güç ve kondisyon koçluğu ve beslenme uzmanlığı yapıyor (David Hayes ve Tinie Tempah’a eğitmenlik yapmasından tanıyor olabilirsiniz). Kendisi Londra Hyde Park’taki Mandarin Oriental’da daimi sağlık gurusu olarak görev yapıyor. Bu sene ise felsefesini ve uzmanlığını Türkiye’ye taşıyarak Bodrum’daki beş yıldızlı Mandarin Oriental’da (MoBod olarak da biliniyor) Ruben Tabares Welness’ın hazırlıklarını yapıyor.

Tatil köyünün kendisi bile tüm beklentilerimin ötesinde. Bodrum’un kuzey şeridindeki isminin hakkını veren Cennet Koyu’nda yer alıyor. 129 konuk odasının tümü, daireler, süitler ve villalar kendi açık alanına sahip. Bunların çoğu Ege Denizi’nin muhteşem maviliklerini diğer taraftaki dağlık alanı görüyor. Otel zeytin ve çam ağaçlarının ve harika düzenlenmiş bahçelerin arasında yer alıyor. Boyutuna rağmen çoğu zaman bütün alan sizinmiş gibi hissediyorsunuz.

Sabah ilk iş olarak güneş ışığıyla kendiliğimden uyandıktan sonra terasıma çıkıp günün doğuşunu izliyorum ve gerginliklerim daha o anda yumuşamaya başlıyor. Geniş alanda bir sabah yürüyüşüne çıkıyorum. Her bir köşede rahatlamak için şezlonglar ve koltuklar bulunuyor. Özel bembeyaz kumlu plajda bir kabin buluyorum ve bir saat boyunca başka kimseyi görmeden kitabımı okuyorum. Cennet gibi.

Daha sonra ise doğrudan gün boyunca enerji düzeyimizi arttıracak, yüksek yoğunluklu bir ter atma seansı olan Ruben’in Box Pro dersine gidiyorum. Normalde boks derslerine katılmam ve kardiyo olarak koşu yapmayı tercih ederim. Ama bu sefer vücudumu hantallığımdan kurtaracak ve ihtiyaç duyduğum şoku yaratacak şey tam da bu ders. Seyahatin kalanı boyunca kollarım ağrıdı (ve bundan çok memnunum). Sunulan dersler ise kesinlikle çok çeşitli. Yüksek enerji gerektiren dersler arasında HIIT, Celebrity Bootcamp, Booty and the Beast ve Abs Blast gibi pek çok seçenek yer alıyor. Aynı zamanda her düzey için farklı, hem mat hem aletle yapılan pek çok pilates ve yoga dersi de mevcut. Bunların çoğu son derece şık stüdyolarda ve spor salonunda gerçekleşiyor, bir kısmı ise denize bakan muhteşem fitness bahçesinde. SUP yoga dersine katılmayı düşünürseniz, o da plajda ve denizde oluyor. Sağlık Paketlerinden birine yazılarak kendinize özel danışma hizmeti, kapsamlı bir vücut analizi ve uzun veya kısa süreli bir program edinebilirsiniz. Ruben aynı zamanda sağlık üzerine konuşmalar da yapıyor. Güneşte uzanmaktan vakit bulabilirseniz bunlardan birine katılabilir ve beyninizi yenileme, dijital detoks, juicing ve daha fazlası gibi sağlık trendlerini öğrenebilirsiniz.

Ne kadarını yapacağınız size kalmış olsa da, hazır oradayken ve çevrenizde bu kadar kapsamlı bir ekip ve olanaklar varken bunlardan faydalanmamak yazık olur diye düşünüyorum. Dışarıdaki mükemmel havuzun yanı sıra kapalı havuz da bulunuyor. Yüzme tekniklerim üzerine çalıştığımdan, günde birkaç kez yüzme fırsatını değerlendiriyorum. Tesisin etrafında bir jogging yolu da var ancak dışarıda hava 30 derecenin üstünde olduğundan bunu denemekten vazgeçiyorum. Spor salonu küçük ancak son derece donanımlı ve iyi havalandırılıyor. Ruben ve diğer eğitmenlerden günde iki kez ders alma şansı yakalıyoruz (Cindi bir CrossFit kraliçesi ve bizi muhteşem bir işlevsel egzersize götürüyor).

Aynı zamanda MoBod’un sekiz restoranı ve barlarının (benim favorim deniz kenarındaki İtalyan restoranı Assaggio) keyfini çıkarmak için de bol bol vakit var. Spa’ya ise kesinlikle gitmelisiniz. Geleneksel hamam deneyiminin yanı sıra farklı Doğu özleriyle yapılan masajlar da mevcut. Hayatımda yaptığım en rahalatıcı aktivitelerden biriydi. Daha sonra ise bitki çayınızı alıp sakin bahçelerde oturabilir ve bu mutluluğu eve götürmeyi dileyebilirsiniz.

Bir akşam gün batımında hoş bir tekne turu yapıyoruz ve Bodrum’um güzel kıyılarını görüyorum. Burası kesinlikle tekrar gelmek istediğim bir yer. Hafta sonu kaçamağı için bile son derece ideal.

Ancak unutmamak gerek ki burası oldukça pahalı bir otel, stili ve lüksü ile kendinizi şımartmak istiyorsanız tabii ki aradığınız her şey burada (tekrar balayı yapabilseydim kesinlikle burayı seçerdim). Burada geçirdiğim dört gece fitness tutkumu tekrar canlandırdı ve Ruben’in bütüncül ve yenilikçi bakış açısı evde uygulayabileceğim yeni egzersiz fikirleri bulmamı sağladı.

Tatilininiz amacı tazelenmek ve yenilenmekse, bir fitness terapisi kesinlikle bunu yapmanın en iyi yolu, MoBo ise bunu harika şekilde gerçekleştiriyor. Ben arındım, şimdi ise spora gidiyorum.

Yorum ekle

Yorum yapmak için tıklayın