Sağlık

Midyenin Faydaları ve Zararları

Midye dolma, yediden yetmişe herkesin iştahını kabartan bir deniz ürünü olabilir. Ancak bu iştah kabarması başka iştahsızlıkları beraberinde getiriyor olmasın! Midyenin faydaları mı önemlidir, zararları mı; bunu kıyas etmek hiçte zor değil!

Midye Hakkında
İnsanların temiz olan şeylerden tüketme isteği zamanla yerini “her canının çektiğini” yada “her tadı güzelleştirileni” yeme istekleri aldı. Hal böyle olunca dünyanın düzeni için hayatlarını sürdüren kimi canlılar insanların iştahını kabartır oldu. Bazı hayvanlar vardır ki, varlığı ekosistemdeki düzeni korumaktan ibarettir. Havanın temiz olmasını sağlayan ağaçlar ve bitkiler gibi deniz sularının temiz olmasının bir nedeni de, denizin içinde yer alan kimi deniz ürenleridir. İşte bunlardan biri de midyelerdir. Bu deniz canlıları beslenme ihtiyaçlarını karşılarken aslında denizi temizlemekle görevlidirler. Ancak insanlık her şeyi yeme iç güdüsü ile göz göre göre yenilmesinin belki faydasından çok zararı olan bu tür canlıları dahi menülerine katmaktan çekinmemektedirler.

Midye dolma ise, midyenin pişirilerek içine özel karışım baharatlı midye pilavının konmasıyla yapılan bir çeşit atıştırmalıktır. Ayak üstü atıştırılan midye dolma, doyma amaçlı onlarcasının yenmesiyle de bilinmektedir. Ancak bu durum zararlı olan özelliklerinin daha da ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Merak edilen soru şudur: midye yenir mi, yenmez mi? Ancak cevap basit: midye eğer faydaları için yeniyorsa aynı faydaları başka besinlerde bulanlar neden zararları göze alarak yemekteler?

Midyenin Faydaları
Midye, içinde barındırdığı protein sayesinde et ihtiyacından kaynaklı proteinin bir kısmını karşılamış olur,
İçinde barındırdığı selenyum nedeniyle troid bezlerine fayda sağlayabilir,
A vitamini oranı yüksektir, gözlere iyi gelir ve bağışıklık sistemine destek olmaktadır.
Midyenin yararları bunlarla sınırlı değil elbet. Bunlar en fazla etkili olduğu özellikleridir.

Midyenin Zararları
Midyenin zararları, denizlerin kirli olmasına paralel olarak artacaktır. Şehirlere yakın yerlerden yapılan avlanmalar ve satılan bu ürünler en yüksek zararları barındırmaktadırlar. Midye zehirlenmesi aşaması ise aşırı tüketilen midyelerin neden olabileceği bir durumdur.

Midyede yer alan artıklar ve emilmiş toksinler insan vücuduna geçebilmektedir,
Hepatit A virüsü gibi riskli hastalıklara neden olabilmektedir,
Kalp ritim bozukluğuna neden olabilir,
Civa barındıran özelliğiyle sinir sistemine etki ederek felç riskine dahi sebep olabilir,
Mide kramplarına, kusmalara ve karın ağrılarına sebep olabilir.

Hamilelikte Midye Yenir mi?
Gebelikte midye yada midye dolmaya aşerenler, bu yiyeceğin üretimi ve yapımı hakkında bilgi sahibi olursa alternatif olarak başka bir seçeneğe yönelme ihtiyacı hissedeceklerdir. Ancak ısrarla yemek istenirse de mutkala az yemeye çalışın. Belki sadece tadımlık… Yada biraz daha okursanız tadımlık dahi yemenin bebeğe ne kadar zarar verebilme ihtimali olduğunu görebilirsiniz.

Hamilelikte her yenilen yiyecekler bir kere değil belki on kere sorgulanmalıdır. Normal zamanlarda belki iştahla yediğimiz midye dolmasını bu gün canımız çekiyorsa öncelikle düşünmemiz gereken bunun;

nasıl ve nerede yetiştiği,
nasıl toplanıp korunduğu (saklandığı),
hangi işlemlerden geçirildiği,
nasıl hazırlandığı ve içerisine neler konulduğu,
içini yapanlarların temizliği ve nasıl yaptığı,
hazırlandıktan sonra nasıl muhafaza edildiği,
ve en önemlisi midyenin kendisinin faydası ve zararı iyi bilinmelidir.
Midyenin nerede yetiştiği herkesin malumudur. Denizler… Ancak çokta temiz olmayan denizler (bu gün denizlerin temiz olduğunu kim iddia edebilir?). Bu denizlerde beslenen midyelerin özellikle şehirlere yakın yerlerde olması, beslenmeleri için ihtiyaç duydukları yiyecekleri şehrin atık sularından da karşılayabileceklerini göstermektedir. Ki bu, onlar için bir şölendir. Sindirilmiş ve onların yiyebileceği oranda ayrışmış atık su kanallarıyla onlara sunulan bir lezzet şöleni! Bizim için sadece şehrin kanalizasyon atıkları…!

Midyelerin toplanıp saklanma koşullarını göz önünde bulundurursanız, her canlı gibi bir midyenin dahi etinin bozulmaması için nasıl çaba sarfedilmesi gerektiğini az çok tahmin edersiniz. Buna ne kadar ve nasıl uyuluyor, düşünülmesi gereken bir durumdur.

Midyenin içindekiler, işlenme aşamaları ve hazırlanış şekilleri acaba pazara sunulmaları için bir gelişigüzellik sergiliyor mudur? İçine konulan pilavın hazırlanması, o pilavın suyunun nereden temin edildiği, pilavın hangi pirinçten yapıldığı (bu gün en ucuz pirinç hibrit yada gdo’lu pirinçlerdir) da düşünülürse acaba bunun denetimini yapmak ne kadar mümkün olur?

Midye dolmalarını hazırlayan kişiler yeterli sağlık kontrollerinden geçiyorlar mı, dolumlardan kalan pirinçler bekliyor mu, bekliyorsa kokusu değiştiğinde içine baharat atarak kamufule ediyorlar mı, şeklinde merak etmek de mümkündür.

Hazırlanan midye dolmaların muhafazasının sağlanmasında hem etinin bozulmaması hemde pirincin bozulmaması için yoğun uğraş ve soğuk şartlar gerekir. Kaldı ki sürekli kapalı halde duran midyenin ölmüş canlısı ve içindeki prinç acaba kaç gün o şekilde kalabilir ki; bakteriler açığa çıkmamış olsun?

Midye canlısının hayattayken görevi denizlerin temizliğine katkıda bulunmaksa o halde şunu sorabilir miyiz? Sudan neleri temizliyor, süzüyor ve temizlediği artıkları ne yapıyor? Öncelikle midyenin görevlerine bakalım:

Midyeler diğer ıstakoz tarzı canlılar gibi suyu filtreleyerek beslenirler ve sudaki civa, çinko gibi ağır metallari emip, toksin depolarlar. Çünkü suyun ayrışması ve arınması görevi midye gibi milyarlarca canlıya verilmiştir. Tek başına bir midyenin bir şey ifade etmediği bu süreçte, milyarlarca küçük canlıların etkisi elbette daha farklı olacaktır.

Yapıları gereği midyeler bu artıklar ile beslenip bunları depolayarak hatta bunlarla kabuklarını inşa ederek yaşamaya devam etseler de, yapısı farklı olan diğer canlılar ve insanlar midyeleri yediğinde bu zararlı metaller ve bakteriler kılcal yollarla vücutlarına işleyip beyinlerine kadar ulaşabilmektedir. Bu durumda yukarıda okuduğunuz midyenin zararlarının ortaya çıkma riski oluşmaktadır. Alternatif olarak çiftlik midyeleri tavsiye edilmekte, karar sizin.

Çiftliklerde Üretilen Midyeler Yenir mi?
Çiftliklerde midye besiciliği denizlerde yetişen doğal midyeler gibi olmadığı ve hijyenik koşullarda besiciliğinin yapıldığı söylenmektedir. Çiftliklerdeki midyelerin sağlık oranı beslenme şartlarına, verilen yemlere, ortama, suyun mikrobik değerine ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığının verdiği zehir oranının aşılıp aşılmadığıyla bağlantılıdır. Her ne kadar kontrollü besicilik yapılıyor olsa da midyenin işlevi ve amacı bellidir; temizlemek ve depo etmek! “Ona temiz şeyler verirseniz zararlı bir şey depo edemez” diye akla gelebilir. Bu kısmen doğrudur. Midye besiciliği balık yada tavuk besiciliği gibi düşünüldüğünde en fazla kar en çok üretimden geçer. Üretimin en fazla olması beslenme maaliyetlerinin düşürülmesine, çabuk büyütülmesine (şişirilmesine), kısacası verilen yemlere ve ilaçlara bağlıdır. Günümüzde çiftlik ürünlerinin doğal ürünlerden ne kadar farklı oldukları göz önüne alındığında karar, yiyicilerindir.

Sonuç olarak; midye hamilelerin, çocukların, bağışıklığı düşük kişelerin tüketmemesi gereken bir mahsüldür. Midyenin zararları yapılan araştırmalarla sürekli artmaktadır. Çünkü denizler her geçen gün kirlenmekte, hangi midyenin nerede üretildiği, nereden temin edildiğini takip etmek ise bu gün için mümkün olmamaktadır.

Yorum ekle

Yorum yapmak için tıklayın